Auto King Oto Bakım & Onarım ve Oto Ekspertiz Merkezi

Blog

Aracın yağ yaktığını anlamanın en kolay yolu yağ seviyesinin azalıp azalmadığına bakmaktır. Eğer motor yağı için bir kaçak söz konusu değilse aracın yağ yaktığını söylemek mümkündür. Araç motorunun yağ yakmasını engellemek için bu durumu neden olan parçaların değişmesi gerekir. Araç yağ yakmaya çözüm genellikle parça değişimi gerektirmektedir. Bunu yaparken de motor yağı kontrol edilirken yağ seviyesi çubuğunun neresinde olmalıdır konusuna göz atmak gerekebilir.

Ön panel, ön tarafta bulunan farları tamponun, şasenin, Radyatörün, yedek su deposunun bulunduğu yerdir. Tüm bu parçalar aracın ön panelinde yer alır. Özellikle önden hasar almış araçlarda ön panelin durumu önemli bir konudur.

Motorun yatak sardığını anlamak aslında oldukça kolaydır. İlk belirti aracın kontrol panelindeki yağ ikaz lambasının yanmasıdır. Bu aracın motorunda yeterince yağ bulunmadığına işaret eder. Bu sorun çözülürse yatak sarması probleminin de önüne geçilebilir. Bunun dışında aracınızın motorundan metalik sesler gelmeye başladığını fark ederseniz bu motor parçaları arasındaki sürtünme ve dolayısıyla ısınmanın arttığını gösterir. Böyle bir durumda da olabildiğince erken kontrol yaptırmak yatak sarması problemini en düşük maliyetle çözmenize imkan tanır. 

Otomobillerde ağır hasar kaydı söz konusu aracın geçmişinde bir kazasının olduğu ve bu kaza sonucunda aracın tamamen kullanılamaz olduğu veya oluşan tamir masrafların aracın rayiç bedelinden yüksek olduğu durumları ifade eder. Aracın pert olması veya bir kaza sonucunda birçok bölgesinin yüksek maliyetlere varan zararlar görmesi durumunda araçların ağır hasar kaydı olur. Genellikle ağır hasar kaydı olan araçların satışında hasar görmüş bölgeler tamir edilmiş olur. Ancak aracın hasar aldığı bölgelerdeki yapılan tamirlerin ve değişen parçalarının ne olduğu bilgisi önemlidir.

Baskı balata sağladığı güç akışı düşünüldüğünde güvenli bir süre için sürüş için oldukça önemli bir aksamdır. Aracın güvenli seyrine devam edebilmesi için baskı ve balatanın düzgün bir şekilde çalışıyor olması önemlidir. Baskı ve balatanın ömrü diğer tüm aksamları için geçerli olabileceği gibi aracın kullanım şekli ile oldukça ilişkilidir. Normal şartlarda 100.000 km civarında ömrü olan baskı ve balata kullanıma göre 20 ila 25.000 km arasında da dayanabilmektedir.

Otomobillerin her bir aksamı birbiriyle uyumlu ve eşgüdümlü bir şekilde çalışmasını etkileyen parçalardan oluşur. En küçük parçadan en büyük parçaya kadar aracın tüm aksamları onun düzgün bir şekilde çalışmasını etkiler. Sürücülerin güvenliğini ve konforunu etkileyen her bir unsur da aracın genel olarak düzgün çalışmasını etkileyen unsurlardandır. 

Aracın tekerlekleri ile doğrudan ilişkisini kuran, araca yön veren en önemli aksam direksiyondur. Araç direksiyon sisteminin düzgün bir şekilde çalışması ve tekerleklere doğru bir şekilde komut iletebilmesi önemlidir. Ancak kimi zaman direksiyonun bu eşgüdümü sağlayamadığı durumlar söz konusu olabilir. Direksiyonlar ve tekerleklerin hizalamasının düzgün olmaması, direksiyon kutusunun gevşemiş olması, rot uçlarının ve direksiyon kaliperinin aşınması bahsettiğimiz direksiyon boşluğun neden olur.

"Araç şarj dinamosunu arızası nasıl anlaşılır" sorusuna verilebilecek ilk yanıt kömürlerin bitmesidir. Öte yandan dinamo kayışından sesler gelmesi, rölantiden kokular ve sesler gelmesi gibi durumlar da şarj dinamosunun bittiğinin işaretleridir. Böyle bir durumda şarj dinamosunun bitip bitmediği alanında uzman kişiler tarafından kontrol edilmelidir. 

Tahrik sistemi, hava-yakıt karışımının potansiyel enerjisini kinetik enerjiye dönüştürmek için bir dizi işlem gerçekleştirir. Valfler tarafından silindirlere aktarılan hava-yakıt karışımının  potansiyel enerjisi, pistonlar sıkıştıkça artmaya devam eder. Maksimum sıkıştırmada, yakıt küçük bir kıvılcımla ateşlenir ve pistonun düşmesine neden olan bir patlama meydana gelir. Yanma sonrasında pistonlar aşağı inerek krank milinin dönmesine ve tekerlek hareketine izin verir. 

Hava yastıklarının çalışır durumda olup olmadıklarının anlamak için kontağı ilk çalıştırdığınızda aracın kontrol panelinde airbag ışıklarının yanıp 2-3 saniye sonra söndüğünü göreceksiniz. Bu ışık hiç sönmüyor veya hiç yanmıyorsa anlayın ki aracın airbaglerinde ciddi bir problem var ve doğrudan yetkili bir servisten yardım almanız gerekmektedir. Eğer araba ekspertiz yaptırırsanız da arabanızda hava yastığı açılıp açılmadığı araç ekspertiz raporu içerisinde görünecektir. Bu şekilde arabanın önceden geçirdiği olayların bir tahminini almak daha kolay olur.

Yazlık lastiklerde, lastiğin üzerinde bulunan bloklar kışlık lastiğe göre daha kalındır. Kış lastiğinde karlı ve ıslak zeminde tutunmayı sağlayacak kılcal kanallar yaz lastiklerinde kalın ve kısadır. Bu şekilde yazlık ve kışlık lastikler ayırt edilebilmektedir. Yazlık lastikler ortalama 7 derecenin üzerine çıkan mevsimlerde kullanılmalıdır. Sürtünmenin az olduğu yazlık lastikler özellikle yağışların yoğun olduğu dönemlerde veya karlı yollarda kayma olasılığı çok yüksektir. 

Yaz mevsiminde kışlık lastiklerin kullanımı aracın hem performansını hem de yakıt tasarrufunu etkileyecektir. Yazlık lastiklerin kauçuğunda bulunan kılcal kanalları kış lastiğine göre daha az ve kısadır. Sıcak havalarda aracın asfalt zeminde yol tutuşu açısından elverişli olan yazlık lastiklerin kışın zorlu şartlarında kullanımı riskli hale gelebilmektedir. Bu nedenle günlük sıcaklığın yaklaşık +7 derece olduğu mevsimlerde yazlık lastiğe geçilmesi gerekir. Sıcaklığın daha düşük seviyelerde seyrettiği aylarda ise kışlık lastiğe geçmek önemlidir.

Ortalama 7 derecenin üstündeki sıcaklıklarda seyreden mevsimlerde yaz lastiklerinin, 7 derecenin altındaki sıcaklıklarda yaz lastiklerinin kullanımı önerilmektedir. Lastiklerin durumunun iyi olup olmadığını bilmek de önemlidir. Lastik kontrolü belirli periyotlarda rutin olarak yapılmalı, bir aşınma varsa gerekli değişimler yapılmalıdır. Özellikle ikinci el araç satın almaya karar verildiğinde lastiklerin durumu ve hangi mevsime uygun oldukları da kontrol edilmelidir. Aracın lastikleri ile ilgili durumun gözden geçirilmesi kısa zamanda lastik değişimi nedeniyle ortaya çıkabilecek maliyetlerin önünde geçmektedir.

Peki araba lastik üretim tarihi nerede yazar? diye anlamak için öncelikle lastiğin kenarında yer alan “DOT” sembolünü bulmalısınız. Lastiğin aracın dış kenarında yer alan DOT sembolü ile birlikte kimi sayıların da yer aldığını göreceksiniz. Lastiğe kenarındaki bu simgenin devamında yer alan sayılar lastiğin üretim yılı hakkında bilgi vermektedir. Bu yılların son dört rakamı lastiğin üretim yılını ifade eder. Son iki rakam lastiğin hangi yıl üretildiğini gösterirken önceki iki rakamda o yıl içerisinde lastiğin hangi haftada üretildiğini gösterir. Yani lastiğin üzerindeki son 4 dört rakam sırasıyla hafta sayısını ve yılı ifade eder.

Otomobil lastiklerinde diş derinliği aşınma nedeniyle çok fazla aşınmadığı takdirde 5 yıldan biraz daha uzun süre kullanılabilir. Ancak yine de güvenli bir yolculuk için lastiklerin beş yılda bir yenilenmesi önem taşır. Oto lastikler hiç kullanılmadığında dahi 10 yıllık bir süre sonunda yenileri ile değiştirilmesi gerekir. Lastiklerin genel durumuna ilişkin kontrollerin düzenli olarak yapılması önemlidir. Araç muayenesinde lastik kontrolü yapılmakta ve kimi hususlar ağır hasar olarak değerlendirilmektedir. Bu nedenle periyodik bakımları hiç bir şekilde aksatılmaması gerekir.

Otomobillerde lastiklerin kalitesi oldukça önemlidir. Optimum düzeyde yakıt tasarrufu, güvenli bir sürüş Ve yolcuların konfor açısından lastik dışında durumuna dikkat etmek gerekir. Belirli rutinler çerçevesinde yapılacak lastik kontrolü ile otomobil lastiğinin durumunu bilmek ve gerektiğinde lastik değişimi yapmak önemlidir. Öte yandan doğru mevsimde doğru lastik kullanımı da yine güvenli sürüş ve yakıt tasarrufu açısından büyük rol oynamaktadır. Otomobillerde lastikler yazlık lastik, kışlık lastik ve dört mevsim lastikler olmak üzere üçe ayrılır.

Bir araç kaza yaptıysa bu durum aracın değerinde bir düşüşe neden olacaktır. Kaza yapan ve bu kazanın ardından gerekli onarım işlemlerinin yapılması durumunda dahi araç değer kaybına yol açar. Aracın değerindeki bu düşüşe araç değer kaybı denir. Araç değer kaybı yargıtay tarafından hasarlı olan aracın hasarı giderildikten sonra ki değeri arasındaki farkı ifade eder şeklinde açıklanmaktadır. Hasar oranına göre oluşan değer kaybının alınması ile ilgili kimi şartlar söz konusudur.

Değer kaybı başvurusu söz konusu kazadan maksimum iki yıl sonraya kadar yapılabileceğini göz önünde bulundurmak önemlidir. Birçok yöntem ile değer kaybı başvurusu yapılabilir. Sigorta Tahkim Komisyonu, İcra Takibi veya asliye ticaret mahkemelerinde dava yolu ile araç değer kaybı talep edilebilir. Araç sahiplerinin için en kolay ve etkili yol Sigorta Tahkim Komisyonu’na başvurmaktır.

Araç değer kaybı bir kaza sonucunda ortaya çıkan hasarın araçtaki değer düşüşünü ifade eder. İki tarafı olan bir kazada ortaya çıkan hasar nedeniyle araçtaki değer düşüşünün tazmini araç değer kaybı şeklinde ifade edilir. Herhangi bir kaza durumunda aracın hasar gören parçalarının Onarılmış olması durumunda dahi aracın ikinci el değerinde bir düşüş meydana gelir. Araç sahibinin %100 hatalı olmadığı durumlarda ortaya çıkan bu değer düşüklüğü sigorta Tahkim Komisyonu tarafından karşılanır. Böylece ikinci el araç satıcılarının uğrayacağı hem maddi hem de manevi kayıplarının önüne geçilmesi amaçlanır.

Araç değer kaybı alabilmek için bilinmesi gereken bazı temel noktalar vardır. Bunları şu şekilde sıralamak mümkündür.  Söz konusu kazanın üzerinden iki yıldan fazla geçmiş olmaması, kazanın iki taraflı olması ve kazada %100 kusurlu olunmaması, onarılmış olan parçaların daha önce işlemden geçmemiş olması, aracın onarılabilir durumda olması yani pert olmaması, aracın geçirdiği kaza sonucunda onarılan parçaların olması onun ikinci el piyasalarındaki satış değeri üzerinde olumsuz etkiye sahiptir. Satışı zor olan aracın sahibi karşı tarafın kusurlu olduğu hasarlar nedeniyle araç değer kaybı alabilir.